6 Mayıs 2014 Salı

Sakin Bir Anne Olmanın Sırrı: Yavaşlamak

Anneler olarak hayat boyu hep bitmek tükenmek bilmeyen bir telaş içindeyizdir. Hep bir acelemiz vardır, hep yetiştirmemiş gereken işler vardır.. Sabah uyanınca hemen kahvaltı hazırlanmalıdır, çocuklar güzel bir kahvaltı yapmalıdırlar. Yemezlerse sabahtan bir patırtı kütürtü başlar evde.. Ardından kahvaltı toplanmalı, bulaşıklar yıkanmalı.. Zaten yapılacak bir sürü ev işi var. Hele bir de çalışıyorsak benim gibi işe yetişme telaşı, çocukları giydirme, okula bırakma telaşı... Akşam yemeği, işler,işler, işler.. Hele bir de misafirliğe gidilecek yada misafir gelecekse ikiye katlar bu telaş..

Hep bir yerlere yetişmek zorundayız.. Hep zamanı yakalamak zorundayız.. Bu telaşın arasında ayağımıza dolanan çocuklarımızın ise vay haline.. En ufak gürültü yapsalar tahammül edilmez, en ufak yaramazlıkları affedilmez..

İşte bu gürültü, patırtıya bir dur deme zamanı...

Gerçekten de sakin bir anne olmanın, hatta genellersek sakin bir insan olmanın yolu YAVAŞLAMAKTAN geçiyor... Pedagog Adem Güneş' i takip eden anneler bilirler, Anadolu Pedagojisinde sık sık bahsedilir yavaşlamaktan, teenni ile hareket etmekten..

Yavaşlamak gerçekten insanı sakinleştiren bir metoddur.. 

Şimdi şöyle bir yaslanın arkanıza.. Hiç bir şey yapmadan sadece izleyin.. Çevrenizi izleyin, her nerede iseniz sakince, tepkisizce çevrenizdeki insanları izleyin.. Yalnızsanız kendinizi dinleyin, odadaki saatin sesini dinleyin ve hayatınızda yeni başlangıç yapın... Artık yavaşlayın.. Ülkemizdeki bu acayip kargaşaya, anlamsız telaşa inat yavaşlayın.. Adımlarınızı yavaş yavaş atın, sakin sakin yapın işlerinizi.. Arkanızdan koşturan yok.. Yarım saat sonra olsa nolur ki! Hiç olmasa ne olur...

İşte biz yavaşlayınca, zaman yavaşlıyor, çocuklar yavaşlıyor.. Çocuklara tepkiler yavaşlıyor..

Anne ve çocuk üzerinde yavaşlamanın etkisi ise yarın inşallah... iyi geceler sevgili dostlar...

 
Çocuklar için eğitim setleri

ÇİFTLİKTE /TÜBİTAK

tübitak, çiftlikte, tübitak çiftlikte, çiftlik, erken çocuk kitaplığı, anna milbourne

Yeni yazıma geçmeden önce....

Yazmayı ne kadarda özlemişim... Ne kadar özlemişim bu satırlara dokunmayı...Nerdeyse 1 yıl olmuş bloguma nokta koymayalı... Yaşadığım, keşfettiğim, hissettiğim hiçbir şeyi paylaşmayalı... Ve ben ne kadar da özlemişim sürekli görüştüğüm arkadaşlarımla konuşmayı, blogda, face de buluşmayı..  Bazı dostluklar vardır ki saman alevi gibi sönerler.. Ama bazıları vardır ki mesafeler çok uzun olsa bile hiç bitmezler.. Hiç görüşemesen bile içinde hep bir muhabbetin vardır.. Çünkü paylaştığın şeylerin hayata dair bir katma değeri vardır.. Benim içinde öyle dostluklar oluştu işte bu sanal alemde... Ümmügülsüm, Tuba, Vera ve diğerleri.. Allah rızası için birşeyler paylaştığım, Çocuklara dair değerli bilgiler paylaştığım... Kısaca hasret giderdikten sonra geçelim yazımıza..




Bir çiftlikte yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hiç merak etmiş miydiniz?


Tübitak Yayınlarının ÇİFTLİKTE isimli kitabından bahsediyorum... 

tübitak, çiftlikte, tübitak çiftlikte, çiftlik, erken çocuk kitaplığı, anna milbourneGeçen bir hafta boyunca defalarca hiç sıkılmadan okuduğumuz ve çok beğendiğimiz Tübitak' ın Erken Çocuk Kitaplığındaki eserlerinden biri "Çiftlikte"..

Kitap yabancı bir yazar olan Anna Milbourne ait. Türkçeye çevirilmiş...  Kitaplardaki resimler çok hoş ve kitap sizi içine alıveriyor...

4 yaşındaki oğlumla 1 hafta boyunca sabah kalktığımızdaki ilk işimiz hemen bir posta bu kitabı okuyuvermek oldu...



"Bir çiftlikte yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hiç merak etmiş miydiniz?" diye başlıyor kitap.. Sonra bir çiftlikte doğan güneşle beraber horoz ötüşüyle başlayan günde, ineklerin otlaktan gelişi, sağılışı, tavukların yumurtaları, sebzelerin toplanması, kuzuların doyurulması gibi çiftlik hayatında yaşananları kısaca özetliyor. Kitaplardaki resimler bir harika.. Almanya' daki kitaplara baktığımda Türkiye' de neden bu kadar kaliteli resimlerle basılmış kitaplar yok diye üzülürdüm. En azından Tübitak' ın erken çocuk kitaplığıyla teselli buldum diyebilirim. Kitaptaki yazıları okumaktan çok resimleri anlatıyorsunuz.. Ve resimler gerçekten etkileyici..

tübitak, çiftlikte, tübitak çiftlikte, çiftlik, erken çocuk kitaplığı, anna milbourne
Her anneye mutlaka almasını tavsiye ediyorum. Alamıyorsak bile her ilde bulunan İl Halk Kütüphanelerinden temin edebiliriz. Biz geçen haftalarda kütüphaneye de kayıt olduk ve kitap okuma alışkanlığı için birkaç haftada bir kütüphaneye gidip ödünç kitaplar alıyoruz..





Çiftlikte
Anna Milbourne- TÜBİTAK
Boyutları: 25 x 25 cm

Sayfa Sayısı: 24





TÜBİTAK' ın DİĞER KİTAPLARI: Gölde

Yeraltında

Ay' da

DİKKAT VE ZEKA GELİŞTİRİCİ KİTAP VE SETLER

1- ZEKARE

2-MİNİYUP

3- ADEDA 


25 Nisan 2013 Perşembe

Sen sadece senin için çizilmiş bir yolda, nasıl yürüyeceğin konusunda özgürsün...



Ey insanoğlu;
Sen sadece senin için çizilmiş bir yolda, nasıl yürüyeceğin konusunda özgürsün...
Akibetini belirleyecek olan ise yol değil, nasıl yürüdüğün...
Ne olduğunun, nerede olduğunun, hangi makamda mevkide olduğunun, nelere sahip olduğunun hiç önemi yok.. Yoldaki kurallara uyuyorsan gerisi mühim değil!

23 Ocak 2013 Çarşamba

Almanya Hatıraları


Berlin' de ilk 1 ay nasıl geçti?? Burdaki yaşamımız nasıl??

Üniversitenin misafir evlerinde kalıyoruz. 6 katlı bir apartmanın en üst katındayız. Evimiz charlottenburg adında berlinin en güzel semtlerinden birinde. Yeri de çok güzel. Bir yanımızda charlottenburg sarayı var.
(http://www.matzesabse.de/berlin_2003/sites/3_sightseeing/3_schloss_charlottenburg.html)
Sarayın önünde de saray parkı denilen ve içinde göl ve ördeklerin bulunduğu çok büyük, orman  bir park var. Kar olduğu zaman burda kızakla kayıyorlar, kar olmadığında bisiklet sürülüyor, koşu yapılıyor. Piknik yapılıyor, oldukça güzel bir park (http://www.gardenvisit.com/garden/charlottenburg). 
Bir yanımızda saray hotel ve büyük bir saray klinik var. Karşımızda yaşlı evi var, oda baya geniş bir alanda, diğer yanımızda çocuklar için bir yuva (kreş-anaokulu tarzında bir yer) ve onun parkı var. Orda da güzel oyuncaklar var (tırmanma yerleri vb.), diğer yanımızda yerleşim alanları. Evimiz yerüstü metrosuna (s bahn deniyor) 10-15 dakika; otobüs duraklarına da çok yakın. Ayrıca charlottenburgun kule site tarzında ama ondan daha geniş ve kapsamlı, dışardada mağazaların olduğu bir çarşısı var, orayada yürüyerek 20-25 dakika felan. Evimizin içinde temel eşya olarak sadece halı, çamaşır makinesi ve fırın yok. Onun dışında herşey var elh. Çamaşır makineside binanın altında, ücretli olarak orayı kullanabiliyorsun. Burası oldukça büyük bir şehir, istanbul tarzında büyük semtleri var. Hemen hergün dışarıda olmamıza rağmen henüz 2 tanesini gezebildik. Hava çok soğuk burda ilk geldiğimiz günlerde kar ve tipi vardı. Ona rağmen hergün dışardayız, çünkü havaların ısınmasını bekleme şansımız yok. Burası herzaman soğuk bir memleket. 24 aralık bunların crismisı idi. Vaynat diyorlar crismisa, dini bayramları. Anlatamam ne çılgınlık var bunlarda. Tüm evleri ağaçlarla süslediler, 1 hafta tatil yaptılar, şimdide noel geldi. Yılbaşı yine tatil. Mustafa nerdeyse 15 günü aşkındır evde. Bu tatil de bize yaradı, hemen hergün gezdik. Öyle olunca daha hiç kendimizi dinlemeye, sıkılmaya zamanımız kalmadı. Çocuklarda hiç sıkılmadı. Burda çocuklara çok önem veriliyor her alışveriş merkezinde oyun yerleri var. Mesela bazı dükkanlarda diyelim ayakkabı satılıyor, içine sallanan at koyuyorlar. Yaşamın her alanında çocuk ve çocuklu ailelere önem veriliyor. Otobüse ortadan biniyorsun ve çocuk arabanı cam kenarında ayrılan özel yere koyuyorsun, otobüs yan eğiliyor arabayı kolayca çıkarman için. Burda dil açısından da elh hiç sıkıntı çekmedik. % 90 ı temel düzeyde ingilizce biliyor. Her işimi elh halledebiliyorum. Buda beni tembelliğe itiiyor, hiç almancaya bakmadım, sadece günlük haytta kullanılan kelimelerin dışında almanca yeni birşey öğrenmedim. Kendimize burda yavaş yavaş bir çevre oluşturmaya başladık elh. Yan komşumuzla gidip geliyoruz. İrandan gelmişler, eşi mimar, doktora yapıyor. Bayan kendide çalışıyor burda. Onlarda geleli 15 ay olmuş, Mustafanın ben gelmeden öğrenci evinde tanıştığı birine gittik dün. İrlanda da genetik üzerine doktora yapmış karı koca, şimdide burda post doc yapıyorlar, aynı mustafa gibi. Ama 3 yıl kalacaklarmış burda. Enes ve Muhammedle aynı yaşta çocukları var. Çok iyi anlaştık bayanla, çocuklarda öyle :) Onunla bazı planlar yaptık gezmek için ve çocuklar için. Çünkü Mustafa bu çarşamba işe başlayacak ve kendi başıma dışarı çıkmak zorunda kalacağım artık. Burda ulaşım çok iyi ama bilmeyen biri için çok karışık. Yerüstü sbahndan ubahn adı verilen yer altı metrosuna geçiyorsun bazı yerlere gitmek için. Hatta ordan otobüse. Ama bunlar  en uzak yer için yarım saat-40 dakika içinde oluyor. Ulaşım çok pahalı burda. Bir bilet 2,40 euro. Aylık bilet alıyorsun 77 euroya, bu şekilde hepsine binebiliyorsun. Çok pahalı bir şehir Berlin, mesela türk bakkallarındaki ekmekler 1 euro, meyveler, gıdalar, giyim, oyuncak hemen herşey türkiyeye göre en az 3-4 kat. Biz türk bakkalından alışveriş yapıyoruz genelde. Onun dışında alman marketlerinden de alışveriş yapılyor. Orda da helal bir çok şey var ama biz henüz tam hakim değiliz. Çünkü çoğu üründe ingilizce açıklama yok, hep almanca. Fakat un, yağ gibi risk olmayan ürünleri alman marketlerinden alıyoruz.türk marketleri de bize oldukça uzak. Orayada metroyla gidiyoruz. İlk gün ekmeği evde yapmayı denedim ama başaramadım malesef :) kısaca 1 ayın özeti böyle.

22 Kasım 2012 Perşembe

Montessori Geometrik Şekiller

Bugün çok güzel bir çalışmaya restgeldim, sizlerle de paylaşmak istedim. Evde montessori ile ilgili yapılabilecek güzel bir çalışma. Çubuklardan bizim evde var. İş çubuk ölçülerine göre resimleri çizmeye kalıyor. Aynı çalışma kürdanlarla da yapılabilir.
Çalışmanın faydaları:
-El-göz koordinasyonu sağlar,
-El becerilerini geliştirir.
-Renkleri öğrenmesine yardımcı olur.
-Geometrik şekilleri öğrenir.

uygulama şu sitede

21 Kasım 2012 Çarşamba

Evde Oyun Hamuru Yapımı

Montessori Ev Okulu Facebook gurubumuzdan Mehtap Hanım' ın denediği tarifler arasından seçtiği en güzel oyun hamuru tarifi imiş. böyle şeyleri hep kağıda yazar, sonra da kaybederim. Oyun hamuru tarifine çok ihtiyacım oalcak ileriki günlerde, arşiv olması açısından paylaşayım dedim.. Teşekkürler Mehtap Hanımcım:))






Tarifi şöyle:

1 su bardağı un
1/2 su bardağı tuz
1su bardağı su
1tatlı kaşığı beyaz sirke ya da tartar kremi
1 çorba kaşığı sıvıyağ 


Tüm malzeme iyice karıştırılıp ocağa alınır. Karıştıra karıştıra pişirilir. Soğuyunca gıda boyası ekleyerek renklendirilir. Buzdolabında kapali bir kapta saklanırsa uzun bir süre bozulmaz:))


Mehtap Hanımın kızlarının bu tarife göre yapılmış oyun hamurundan yaptığı şekiller... Ellerine sağlık..

15 Kasım 2012 Perşembe

Şönil (Tüylü Tel) İle Yapılabilecekler



Hafta sonu ince kas gelişimi için 1 paket şönil aldım. Neler yapabiliriz derken aşağıdaki çalışmalara ulaştım.



Yapılışı şu sitede  









Yapılışı şu sitede: tıklayınız



Yapılışı şu sitede  



Bundan aslında gözlük yapılmış. 2010 gözlüğü. Yapılışı şu sitede


  Yapılışı şu sitede

 Yapılışı şu sitede

13 Kasım 2012 Salı

Şekil Eşleştirme Oyunu

Çocuklar İçin Şekil Eşleştirme Oyunları 

Üstüne Tıklayıp Çıktı Alınız:))



  


 ------------------------------------------------



     



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...