15 Mayıs 2014 Perşembe

Görsel Dikkat Seti: ZEKARE




ZEKARE Görsel Dikkat Seti
Zekare en sevdiğim eğitim setlerinden biri. Hatta kullandıkça favori setlerimden oldu diyebilirim... Kesinlikle dikkati ve zekayı geliştiriyor. Resimleri çok güzel hazırlanmış. Resim ve kağıt kalitesine diyecek yok.

Ayrıca bloğum aracılığıyla artık ZEKARE' yi de indirimli alabiliyoruz. Bu ise en güzel yanı bence. Çünkü Zekare' nin hiç bir zaman hiçbir yerde indirimi yok. Sadece blog takipçilerime özel indirim uyguluyor. Kontrol yayıncılık' ın sitesinde hediye çeki kısmına size vereceğim şifreyi yazdığınızda otomatik indirim kazanıyorsunuz. Hem de güzel bir indirim. Şifre için bana raifecanlar@yahoo.com adresimden, beneklidünyam facebook sayfamdan, facebookta adresimden yada aşağıda yorumlardan ulaşabilirsiniz. Size yeni bir indirim şifresi veriyorum ve siz kendiniz KONTROL YAYINCILIK' ın internet sitesinden bu şifre ile istediğiniz ürünleri çok güzel bir indirimle satın alıyorsunuz.. Üstelik kargo ücreti de ödemiyorsunuz.. Eğer bu şifreler ile indirimli alırsanız bloğumda yorum yazmayı da unutmayın lütfen :)) 


Gelelim bizim Zekarelerimize...

Birkaç ay önce  4-6 yaş grubu ve 6-9 yaş grubu için Zekare Görsel Dikkat Setlerini almıştım. Onları severek kullandık. Enes 4,5 yaşında olduğu için 4-6 ile başlayayım demiştim fakat sonradan kolayları yaparak özgüveni daha da gelişsin diye geçen hafta 2-5 setini de aldım. 2-5 setindeki kitapların birkaç tanesi haricindekiler ise tam Enesin yaşına göreydi.

Bu set yanılmıyorsam ülkemizdeki yerli üretim ilk görsel dikkat seti (yanılıyorsam bilgilendirin lütfen). Almanya' da taaa 1970 li yıllardan beri benzer ürünler kullanılıyormuş ve % 20 oranında dikkat ve zekayı geliştirdiği resmi olarak tespit edilmiş. Ayrıca ülkemizdeki sayılı kolejler beyin olimpiyatlarına bu Zekare setleri ile hazırlanıyorlarmış..

Kesinlikle setler çok çok güzel.. Herkese kullanmalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca verdiğiniz parayı da kat kat hakkediyor, bu konuda da emin olabilirsiniz. Zaten setler o kadar dolu dolu ki, bir sayfada yaşına göre 8 yada 12 soruyu birden çözmüş oluyor ve en güzel tarafı tekrar tekrar kullanabiliyorsunuz. Kardeşlere de miras kalıyor.

Bu setler anaokulunda veya ilköğretimde işlenen kitaplardan oldukça faklı. Çocuklar oyun oynar gibi bir yandan eğlenerek, bir yandan da hiç farkında olmadan öğreniyorlar.

Çocuklar bu setle oynarken kitaptaki resimlere çok fazla dikkat etmek zorundalar. Çünkü resimler birbirine benziyor ve farkları ayırt etmek çok ta kolay değil. Yüksek konsantrasyon gerektiriyor. En büyük katkılarından biri de bu olsa gerek.

Setlerdeki çizimler güzel. Kendi kültürümüz olsun diyenler için Nasreddin Hoca ve Keloğlanı bile içeriyor:)

Kitaplar uygulanırken kolaydan zora doğru, verilen sırada gidilmesi daha uygun oluyor. Çünkü kolaydan zora doğru sıralanan bir sistem var ve çocuk yaptıkça gelişiyor, geliştikçe özgüveni artıyor ve yılmıyor. 

 
Görsel Dikkat Seti ile amaçlanan:
-          Çocukların görsel hafızalarının geliştirilmesi,
  • -          Görsel algı becerilerinin eğlenerek geliştirilmesi,
  • -          Çeşitli oyunlarla eşleştirme, tamamlama, bağlantı kurma, benzerlik ve farklılık görme becerilerinin geliştirilmesi,
  • -          Benzer resimler arasındaki farklılıkları ayırt ederek odaklanma, konsantrasyon ve dikkat becerilerinin geliştirilmesi,
  • -          Şekiller ve resimler arasında bağ kurarak tablo okuma alışkanlığının kazandırılması,
  • -          Görsel algı oyunlarıyla temel matematik bilgilerini edinmeleri,
  • -          Parça-bütün ilişkisi kurma ve eşleştirme becerilerinin geliştirilmesi,
  • -          Parça-bütün ilişkisi kurma ve eşleştirme tamamlama ve yön kavramlarının geliştirilmesi,
  • -          Farklı geometrik şekilleri ve renkleri tanımaları, şekiller arası bağlantı kurma ve şekil zemin algısı kazanmalarıdır.

2-5 yaş seti için tıklayınız..

4-6 yaş Grubu Görsel Dikkat Seti 





ZEKARE Görsel Dikkat Seti 4-6
4-6 yaş grubuna ait setin içerisinde 10 adet Uygulama Kitabı, 1 ölçme ve değerlendirme kitabı ve 1 de kontrol paneli yer alıyor.


Her kitap 27 sayfadan oluşuyor ve bir kitabın içinde yaklaşık 12 farklı konu işleniyor, ve her bir konuda 12 soru oluyor. Yani bir kitapta çocuğumuz 12x12=144 farklı soruyu çözmüş oluyor. 10 adet kitap olduğuna göre 10x144=1440 farklı soru, 1440 kere düşünme, 1440 kere konsantre olma ve 144o kere öğrenme..

Bunları niçin yazıyorum, çünkü bir mühendis olarak sayılarla yaşadığımdan :) dolu dolu bir set olduğunu anlatmak istiyorum.

Oyunu nasıl oynuyoruz?

Zekare Kontrol Kutusu


Kontrol Panelinde 1 den 12 ye kadar sıralı taşlar var.  Kontrol Paneli açılarak taşlar kapağın şeffaf tarafına yerleştiriliyor. Her bir taş sırasıyla alınarak, 1. Sorudan itibaren doğru cevabın bulunduğu karede verilen rakam üzerine konuluyor. 



Zekare Kontrol Kutusu




Tüm taşlar bitince panel kapatılıyor ve ters çevirilip açılıyor. Ortaya bir şekil çıkıyor. Bu şekil sayfanın altında verilen şekil ile aynı ise tüm sorular doğru yapılmış oluyor. İleri yaşlardaki çocuklar yanında kimseye ihtiyacı olmadan da oynayabiliyor..





4-6 yaş grubuna ait setin içerisinde yer alan Kitap başlıkları:

1-Görsel İlişkilendirme 1
2-Görsel İlişkilendirme 2
3-Görsel Tamamlama
4-Dikkat Becerileri
5-Görsel Tanıma
6-Görsel Bağlantı Kurma
7-Görsel Hafıza
8-Hesap Oyunları
9-Akıllı Dikkat
10-Şekil Hafızası
11-Ölçme ve Değerlendirme



4-6 Yaş Grubu Setinden iç sayfalar (Resimlerin üzerine tıklayarak büyültebilirsiniz):

ZEKARE 4-6
ZEKARE 4-6



ZEKARE 4-6
ZEKARE 4-6

ZEKARE 4-6


 6-9 Yaş Grubu Görsel Dikkat Seti

ZEKARE 6-9 Seti 
                



6-9 yaş grubunun Kontrol Paneli ve oynayış şekli 4-6 ile aynı. 


ZEKARE 6-9 Seti 


4-6 yaş grubuna göre doğal olarak daha kapsamlı bir set. Kitaplardaki soru sayılarıda 4-6 yaş grubuna göre daha fazla..

6-9 yaş grubuna ait setin içerisinde yer alan Kitap başlıkları şunlar:


1- Düşün ve Bul
2- Düşün ve Bul 2
3- Mantık Atölyesi
4- Mantık Atölyesi 2
5- Bak ve Bul
6- Zeka Maratonu
7- Zeka Maratonu 2
8- Say ve bul
9- Meraklı Tablolar
10- Dikkat Oyunları
11- Ölçme ve Değerlendirme



Görsel Dikkat Setlerinin tamamlanması sonucunda çocuklarda şu becerilerin gelişmesi amaçlanmış:
  • Dikkat, konsantrasyon ve odaklanma
  • El-Göz koordinasyonu
  • Analitik düşünme ve akıl yürütme
  • Sınıflama ve sıralama
  • Tümden gelim-tüme varım
  • Algılama ve İlişkilendirme
  • Benzerlik görme ve farklılık ayırma
  • Parça-bütün ilişkisi kurma
  • Soyut ve bağlantısal düşünme
  • Eşleştirme ve tamamlama
  • Şekil-zemin algısı
  • Problem çözme ve bağımsız iş yapabilme
Setler hakikaten amaçlarına göre hazırlanmış ve çocuklarımız için faydalı olacağını düşünüyorum.

 
 Fikir edinmeniz için kitaplarından iç sayfalarından örnekler paylaşıyorum:

 6-9 yaş grubu kitapların iç sayfalarından örnekler (Resimlerin üzerine tıklayarak büyültebilirsiniz) :



ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9




ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9



ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9



ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9



ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9



ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9


ZEKARE 6-9
ZEKARE 6-9

Kitaplar Kontrol Yayıncılık tarafından hazırlanmış. İlgi duyanlar " http://www.kontrolyayincilik.com " sitesinden ayrıntılı bilgi alabilirler..


En yakın zamanda 2-5 yaşın resimlerini de ekleyeceğim inş.. Sağlıcakla kalın...



DİKKAT VE ZEKA GELİŞTİRİCİ KİTAP VE SETLER

1- ZEKARE 2-5 Yaş

2- YUKAKİDS


 

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Puzzle' lar (yapbozlar)

Puzzle; basit olarak parçalardan bir bütün oluşturmaktır. Görünürde bir oyun gibi görünse de aslında Puzzle bir öğrenme ve öğretme yöntemidir. Problem çözme yöntemlerinin geliştirilmesi üzerine odaklanmıştır. Kısaca puzzle problem çözme becerisini güçlendiren bir yöntem olarak tanımlanabilir. 

İlk matematiksel puzzle Sümer yazıtlarında M.Ö. 2500 tarihinde kullanılmıştır. İngiliz bilim insanı Alcin tarafından 732 yılında gençlerin problem çözümünde bilmeleri gerekenlerle ilgili 50 puzzle içeren bir eser ve Peter Winkler tarafından ise “Matematik Puzzle” adlı eserler yazılmıştır. Daha pek çok matematikçi eserlerinde matematik öğrenimi ve problem çözme becerilerini geliştirmek için puzzle’ı kullanmayı önermektedirler. 


Puzzle’ın Yararları 

Bu yararlı uğraşın çocuklar üzerindeki olumlu etkilerini şöyle sıralayabiliriz: 
1-Parça bütün ilişkisini kavrama, 
2-Etkili düşünebilme, 
3-Parçaları bulmaya çalışırken dikkatini toplama, odaklanma,dikkati artırarak çoktan seçebilme 
4-Parçaları bulabilmek için Konsantre olmak gerektiğinden konsantrasyon artışı, 
5-Ezbercilikten kurtulma, 
6-Doğruyu düşünme ve görebilme, düşünme becerilerinin gelişimi 
7-Doğru karar verme, 
8-Gruplama yetisini artırma 
9-Beyin fonksiyonlarını geliştirerek yaşam başarısını artırma, 
10- Başarma ve öz güven duygusunu artırmaya yardımcı olur.


Puzzle yapmaya çok erken yaşlarda başlanabilir. Erken yaşlar için ahşap ve çocuk tarafından yutulamayacak büyüklükte parçalı puzzler kullanılmalıdır. 1,5-2 yaşında çok basit, çocuğun oyalanması için eline az parçalı puzzler (2,3 vb) verilmelidir. 





İlerleyen dönemlerde daha çok parçalı puzzle'lara geçilir. Dönem dönem parça sayısı artırılır. Puzzle seçerken de eğitici olmasına ve çocuğun yapabileceği ve ilgisini çeken resimlerin olmasına dikkat edilmelidir. Kolaydan başlanmalı ve çocuğun özgüveni arttıkça kolaydan zora doğru gidilmelidir. 







Harfler ve sayılar öğrenilirken de harf ve sayı puzzle' larından faydalanılabilir. 

Ayrıca Tv izlemek yerine ailece puzzle yapmak hem çocuklarla kaliteli vakit geçirmeyi sağlar, hem de aileye aidiyet duyulması için bir araçtır. Düşünsenize büyüdüğünde arkadaşlarına hatta çocuklarına, ben küçükken babamla/annemle puzzle yapardık.. Ne kadar da eğlenirdik dediklerini... 






Ravensburgerin Puzzle' ları çok güzel ve karton kalitesi oldukça iyi. Bizim en sevdiğimiz puzzle' lardan biri bu: 











Aklıma gelmişken doğum günlerinde çocuklarınızın portrelerinden puzzle yaptırıp hediye edebilirsiniz. Yada fotoğraflarını diktörgen şeklinde kesip puzzle olarak kullanabilirsiniz.

Hatta evde kendiniz bile puzzle yapabilirsiniz. Beğendiğiniz resimleri renkli çıktı alıp, kartona yapıştırıp, düz çizgi şeklinde kesebilirsiniz.. Yeterki isteyelim...

Yada arkadaşlarımızla hepimiz değişik birer puzzle alıp, dönüşümlü kullanarak daha çok puzzle yapılmasını sağlayabiliriz....



Bu da bu akşamki puzzle' ımız:



Tamamını kendi başına yapamıyorlar, beraber yapıyoruz ama olsun..
Önemli olan birlikte güzel zaman geçirmek..
Siz de çocuklarınızla beraber yap-boz yaparak hani "kaliteli zaman" deniyor ya işte ondan geçirebilirsiniz:)))






Yazıyı, Anadolu Sağlık Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy'un puzzle' lar konusundaki oldukça faydalı şu yazısı ile noktalamak istiyorum: 


"Puzzle'ların çocuk gelişimi üzerindeki yararları nelerdir? Zeka gelişimi üzerinde ne gibi yararları vardır? Puzzle parçaları bir araya getirip bir bütünü oluşturmak, tekrar bozarak yeniden bir araya getirmek üzere kurgulanmış ve Türkçemizde çok güzel ifade edilen biçimiyle yap-boz uğraşısıdır. Yapılma aşamasında karmaşık ve anlamsız duran parçaların düzgün bir biçimde bir araya getirilmesi zihinsel bir çaba gerektirir. Bu özelliği ile düşünmeyi ve çözümü bulama çabasına girmeyi uyandırır. Çözümü bulmak için ortaya konan zihinsel etkinlik zihin gelişimine katkıda bulunacaktır. Bir araya getirilerek oluşturulacak bütünün sunduğu bir iş yapabilme ve bunu önce kendine daha sonra çevreye gösterebilme öz güven duygusunu destekleyecektir. Yap-boz’un renkleri, ortaya çıkan resim bilgi dağarcığına eklenecektir. Tek başına zekaya katkısından söz etmek yerine daha geniş bir anlamda çocuğun gelişimine katkıda bulunacağını ileri sürmek gerekir. 

Puzzle'lar için en uygun başlama yaş aralığı nedir? 
Yap-boz uğraşısı keyif verici olduktan sonra çok küçük yaşlarda da gündeme getirilebilinir. Örneğin 2-3 yaş grubunda ki çocuklarında yapabilecekleri ve tam ismine yaraşan bir biçimde yapıp bozabilecekleri, erişkinlerle paylaşıp hoş zaman geçirebilecekleri bir uğraşı ve oyun alanı olabilir. Kanımca anahtar kelime keyif alma olmalıdır. 

“Yap-boz olmazsa olmaz bir uğraş, oyun olarak görülmemelidir.” Sizce her çocuk puzzle'larla ilgilenmeli mi? Puzzle'larla ilgilenmeyen bir çocuğun anne-babası "Neden benim çocuğum bu tür bir zeka geliştirici oyuncak ile ilgilenmiyor" diye hayıflanmalı mı? Yoksa bu hayfılanma gereksiz midir? Çocuğa puzzle'ı sevdirmek için nelere dikkat edilmelidir?

 Çocuklarımız aynı kalıptan çıkma, aynı özellikleri taşıyan çocuklar olmak durumunda olmadıklarına göre kimi çocuk için keyifli bir uğraş ve oyun özelliği taşıyan yap-boz kimi çocuklar için anlamsız bir uğraşı olabilir. Yap-boz olmazsa olmaz bir uğraş, oyun olarak görülmemelidir. Zaman vermek ve dikkat gerektiren bir uğraş olduğu göz ardı edilmemelidir. Yap-boz ilgisini ortaya çıkarmak için yaşı ve gelişimine uygun, renkleri, teması ile çekici ve içerdiği parça sayısı ile o çocuk tarafından sabrını taşırmadan yapılabilir olmalı. Kısaca tanımlanan bu özellikler bile bazen yeterli olmayabilir. Başka bir zaman ve gelişim aşamasında tekrar gündeme getirilerek yap-boz ile hoş zaman geçirme, oynama seçeneği çocuğa sunulmalı. Puzzle'lar çok dikkat gerektiren oyunlardır. Bu oyunlarla ilgilenmeyen çocuklarda hiperaktivite-dikkat dağınıklığı olma olasığı olabilir mi? Yap-boz dikkat, sabır, emek gerektiren oyunlar arasındadır. Tanımlanan bu özellikler ise çocukların sahip olmadıkları özelliklerdir. Çocuk doğası gereği dikkatsiz, sabırsız, emek vermeye hazır olmayan özellikler taşır. Bu nedenle yap-boz oyunu ile ilgilenmeyen çocuk bu özelliği nedeniyle dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almaz. Ancak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konmuş bir çocuk yap-boz oynamakta zorlanabilir. 

Doğru oyuncak seçiminde ailenin tutumu neden önemlidir? 

Anne babalar çocuklarının gelişiminde varlıkları ile en önemli tutan kişilerdir. Sundukları sevgi ile ilk aşamada bu görevi doğal bir biçimde yaparlar. Kanımca ikinci aşama olarak çocuklarının sahip oldukları ancak sergilemedikleri, bir anlamda gizli yetenek ve becerilerini sergileyebilmeleri için farklı ve zengin olanaklar sunulması gerekir. Bu görevi yerine getirmede yararlanabilecekleri birçok farklı etkinlik içinde yap-boz sunmak ve oynamak yer almalıdır."


Sevgiyle Kalın...


Diğer eğitici yazılar:

Erken Yaşta Çocuk Eğitimi ve Gelişimi Önemlidir..


13 Mayıs 2014 Salı

KUR’AN EĞİTİMİ İÇİN BİRKAÇ PEDAGOJİK TAVSİYE- Uzm. Pdg. Adem GÜNEŞ

Yaz aylarının vazgeçilmezlerinden biri de Kur’an eğitimleridir… Kur’an-ı Kerim’i çocukluk döneminde öğrenmek hem “kolay” hem de “kalıcıdır”. Yaş ilerledikçe Kur’an öğrenmek zorlaşır.


Belki de o yüzden olsa gerek eskiden bir çocuk 4 yaş, 4 ay, 4 gününü doldurduğunda Kur’an eğitimi almaya hazır kabul edilirdi.
Mütedeyyin bir insanın en önemli kazanımlarından biri olan Kur’an öğrenmede birtakım temel pedagojik kurallara uyulmazsa bu durum hem eğitici hem de çocuk için can sıkıcı bir bıkkınlığa dönüşebilir. Ve maalesef her yıl birçok çocuk ellerinde aynı “elif ba” ile bir türlü öğrenemediği Kur’an eğitimi için yollara düşmektedir.
Kur’an öğrenmek, okulda matematik öğrenmek gibi değildir. Kur’an eğitimi aynı zamanda bir “yaşam tarzını” edinmeyi de beraberinde getirir. “Müslümanlık nasıl bir şeydir?” sorusunun cevabını bulduğu ilk yerlerden biri Kur’an eğitimi verilen yerlerdir. Din soyut bir kavramdır, onun elle tutulur gözle görülür hali o dini anlatan kişilerdir. Çocuk, hocasını nasıl görüyorsa, dinin de “işte öyle bir şey” olduğuna inanır. Belki bir “matematik öğretmeni” ders işlerken hata yapsa sadece matematik dersini kapsar ama bir Kur’an eğiticisinin yanlış bir tutumu, kişinin yaşamında dönüm noktasını oluşturabilir. Dine karşı önyargısı olan kişilere baktığımızda, bu önyargıların bizzat dinin kendisinden değil, dini temsil eden kişinin yaşam tarzının kendi vicdanı ile uyuşmamasından kaynaklandığını görebiliriz.

O halde, Kur’an eğitiminin ilk aşaması, çocukla hoca arasında “güvenli bir bağ” kurulabilmesidir. Eğiticinin, çocuğa kendisini sevdirebilmesidir. Ancak bu sevgiyi kazanmak, çocuğa aşırı iltifatlar, abartılı sevgi gösterileri, sürpriz hediyelerle değil, yetişkinin çocuğun karşısında “mütebessim bir çehre ile doğal” olabilmesi ile mümkündür…

Çocuk kendini eğiticinin yanında “güvende ve emniyette” hissettiği, kaygılarından arındığı kadar kalıcı bir eğitim olur…
Belki geleneksel şekilde eğitim almış birçok kişi, “Ama baskı ve zorlamalarla da eğitim olabiliyor” yanılgısına düşse de baskı ile oluşan öğrenmeler “geçicidir”. Baskı kalktığında öğrenme de unutkanlığa dönüşür. Kalıcı öğrenmenin bir başka önemli unsuru “eğitimde yavaşlık” ilkesidir. Eğer, “Başarılı bir eğiticinin en önemli özelliği nedir?” diye sorulacak olsa hiç tereddüt etmeden “eğiticinin yavaşlığı”dır, diyebiliriz. Hızlı bir eğitici, çocuğun algı gücünü düşürür. “Dikkat dağınıklığına” ve “öğrenme güçlüğüne” sebep olur. Hızlı hızlı konuşan, hızlı hızlı hareket eden bir eğitici, çocuk için eziyettir.

Eğitim “sükûnet” ile başlar, “sekine” ile devam ederse kalıcı olur…
Eğitimi kolaylaştıran unsurlardan bir diğeri de “konsantrasyon”dur. Birçok Kur’an kursunda çocuklar “toplu olarak” bir araya geliyor ve bir çocuğun eğitilmesi sırasında diğerleri hazırlık yapmaya teşvik ediliyor. Hâlbuki böylesi bir durum kenarda bekleyen çocukların konsantrasyonunun yitirilmesine neden olur, çocuklar kendi aralarında konuşup gülüşürlerken biraz sonra alacakları dersin atmosferinden uzaklaşırlar. Buna göre eğitici, çocukları topluca bir araya getirmek yerine, her bir çocuk için 40’ar dakika ayrı ayrı randevular oluşturmalıdır. Bir çocuğun eğitimi bittikten sonra, randevu saati gelen bir diğer çocuğun eğitimi başlamalıdır. Unutmamalı ki Kur’an bireysel bir eğitimdir, geliştirilmesi grup halinde olsa da öğrenilmesi bireysel olmalıdır.
Eğer çocuğun kendine has bir yeteneği yoksa 3-4 yaş grubu çocuklara Kur’an harflerini okutmaya çalışmak doğru olmaz. Bu yaş grubundaki çocukların Kur’an öğrenmesi “okuyarak” değil, “dinleyerek” olursa daha rahat bir öğrenme gerçekleşir. Zira 3-4 yaş dönemindeki çocuklar “dil”e karşı oldukça duyarlı oldukları için, doğal bir ortamda okunan Kur’an’ı “pasif bir dinleyici” olarak rahatlıkla öğrenebilir, ezberleyebilirler.

5-6 yaşındaki çocuklarda ise öğrenme “okuyarak” değil, “yazarak” gerçekleşirse daha kolay ve kalıcı olur. Çocuk, Kur’an harflerinin şekillerini önce bir “kum sandığına”, ardından da bir “yazı tahtasına”, daha sonra da bir “kâğıt” üzerine “çizerek” aşama aşama çalışırsa, ne çocuk ne de eğitici çok fazla zorlanır. 

Ergen çocukların Kur’an’a karşı ilgisi, güzel Kur’an okuyan kendi yaşıtları ile tanışmasıyla daha da artar. Ergenler, ergenlerden daha kolay öğrenir. Kur’an bilen gençler, Kur’an öğrenmek isteyen gençler ile eşleştirildiğinde hem gençler arasında kalıcı dostluklar oluşur hem de Kur’an eğiticisi öğrencilerini birbirleri vasıtası ile takip ederek daha yaygın bir öğrenme ağı oluşturur.

Uzman Pedagog Adem Güneş

Bu Devirde Anne Olmak Zor!

İnsanların imtihanları çeşit çeşit.. Birde insanlar en çok neye önem veriyorsa onunla imtihan oluyorlar... Tabi böyle bir durumda bir annenin en çok sevdiği şey çocukları olduğuna göre, çocuk büyütmenin zorluğu da, bunun en büyük imtihanlardan biri olduğu da ayrı bir anlam kazanıyor. Gerçekten çocuk büyütmek çok zor bir imtihan. Boşuna cennet annelerin ayakları altında değil yani! Bu imtihanın pek çok ayağı var mesela.. Hele de bu devirde! Eskiden büyükler çocuklara ayrı bir hürmet edermiş. Bayramlarda çocuklar için bayram keseleri, harçlıklar, hediyeler, ayrı bir hazırlık yapılırmış. Çocuklarla şakalaşılır, onlarında hali hatrı sorulur, büyük insan gibi belki daha da fazla değer verilirmiş.. Nasreddin Hoca fıkralarında bile çocukların Hocaya yaptığı şakalar (hocanın terliklerini almak istemeleri, sarığı ile top oynamaları gibi) eskiden çocukların bu hallerinin nasıl da kabul edildiğini, nasıl da doğal karşılandığını gösteriyor.. Geçmişte yaramaz (!) olan bu çocukların ne kadar rahat olduklarını, çocukluklarını nasıl da deli dolu yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Tabi çocuklar bu denli rahat olunca, annelerinin de ne kadar rahat olduğunu tahmin etmek zor değil.. Çünkü anneye "senin oğlun ne kadar da yaramaz, ne terbiyesiz bir çocuk, yada bu çocuğu bir psikoloğa götür" diyen yok. Çocuk çocukluğunu yaşıyor, anne bunun psikolojik rahatlığını... Oysa günümüzde durum bundan ne kadar da farklı! Çocukluğunu zaten yaşayamayan çocuklar, en ufak bir patırtı gürültü yapsa, ne zaman çocukça davransa çevreden hemen bir tepki geliyor. Bir tepki, iki tepki derken çocuğun hareketliliğinin artmasıyla birlikte annenin gerginliği de artıyor.. Çocuğun çocukça davranışları çevreden kabul görmedikçe, anne belki normalde gülüp geçeceği şeylere tahammülsüzlük içinde çok sert tepkiler veriyor.. Önce ses yükseltmeler, sonra bağırmalar, sonra, sonra.. Verilen tepkilerin düzeyi sürekli artıyor.. İşte günümüzde böyle bir toplum baskısı içinde çocuklar çocukluklarını yaşayamazken, anneler olarak bizler de anneliğinin tadını yaşayamıyoruz.. "Annelik Sanatı" kitabını okuyanlar bilirler. İyi bir anne olmak için çevresel faktörlerden bahsedilir ve puanlar verilir. Anneye sağlanan eş desteği, annanne, babaanne gibi yakın çevrenin desteği pozitif bir anne olmanın düzeyini doğru orantılı artırır. Günümüzde ise eşler ve yakın çevre bırakın işimizi kolaylaştırmak yerine, en çok stres kaynağı olarak çıkıyor karşımıza.. Ne zaman akrabalarımıza gitsek, hatta bazı arkadaşlarımıza; çocuklarımıza tahammül edilmiyor. Sevinçle gittiğimiz gezmelerden, çocuklarımızı kırarak, birçoğumuz hırpalayarak, stres topu şeklinde dönüyoruz.. Üstümüzdeki psikolojik baskı mahvediyor bizleri. Evde ise eşler çocuklara kızsa; yapma desen bir türlü, "hep sen şımartıyorsun" oluyorsun, çocuklar şımarsa bu sefer sen acaba mı diyorsun!! Bu devirde çocuk olmak kadar anne olmak ta zor vesselam...

Çocuklarda Dikkat Dağınıklığı İçin Evde ve Sınıfta Yapılabilecekler (Dikkat Geliştirici Oyunlar)

  • Çoğu teşhis belki yanlış olsa da dikkat dağınıklığı bugünlerde pekçok ailenin sıkıntısı. Bugün sizlerle bu konuda rastgeldiğim ve hoşuma giden bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Aşağıdaki yazı MEB' in sitesinden alınmış olup, Psikolojik Danışman Fatma GÖZ' e aittir. Umarım çocuklarımız için faydası olur..
  • "Öncelikle Televizyon izleme oranı en aza inmeli. Çünkü saniyede çok hızlı-fazla karenin değiştiği televizyona odaklanan öğrenci sınıf ortamında 40 dakika boyunca dikkatini istikrarlı bir şekilde koruyamayacaktır.
  • Evde haftada bir akşam ayrılarak ailecek veya bireysel,öğrencinin yaşına uygun puzzle(yap-boz)yaptırılarak Parça-bütün ilişkisini doğru kurma öğrenilebilir.Detaydan bütüne gitmenin öğrenilebilmesi için orta figürden başlayıp kenarlara doğru yap-boz yapılmalı.Tümevarım yöntemine göre oynanmalı. Burada hedef ilk yapıldığında süre tutup,ilk yapılan sürenin yarısına kadar bir sürede yap-boz yapılıncaya kadar aynı yap-boz üzerinde çalışılmalı.Daha sonra yeni bir yap-boza geçilmeli.Bu çalışma hem görsel dikkati hem de el-göz koordinasyonunu geliştirecektir.
  • Her gün akşam 25-30 dk .kitap okuması gereken öğrencinin haftada bir defa dakikada okuduğu kelime sayısı ölçülmelidir.Unutmayalım ki,kitap okumak sadece kelime hazinesini geliştirmekle kalmaz,hayal gücüyle birlikte üretici zekayı da geliştirir.Öğrencinin odaklanmayla birlikte uzun süre dikkatini sürdürmesini de geliştirir.
  • Evde öğrencimize bir okuma parçası okuyarak mesela içinde –b- harfi olan kelime duyduğunda elindeki boş kağıda bir işaret koymasını isteyin.Sonra gerçekte kaç tane –b- harfi olduğunu tespit edin.Öğrencinin bulduğu sayıyla karşılaştırın.Bunu yapa yapa öğrenci öğretmeni nasıl dinlemesi gerektiğini öğrenecektir.Öğretmeni sanki bir şey yakalamak istercesine dinleyen çocuk odaklanma gücünü geliştirecektir.(harfler farklı da seçilebilir.)
  • Öğrenciye bir okuma parçası verilerek içindeki –d- harflerini işaretlemesi, bulması istenebilir.Veya –d- harfi ile başlayan kelimeleri bulması işaretlemesi istenebilir.Böylece öğrenci okuduğu bir soruyu ya da metni odaklanarak okumayı öğrenecektir. (Bu etkinliklere kelime ve harf avı diyoruz.)
  • Kelime türetme oyunu,labirent bulmaca,sayı birleştirme oyunu,Masa tenisi, bedminton, basketbol gibi oyunlar dikkat geliştiren diğer oyunlardır,tavsiye edilebilir.
  • Dikkat dağınıklığı olan öğrencilerin iyi telkin edilmesi gerekir. İyi motive olan öğrenci iyi odaklanacaktır.Bu öğrenciler daha çok glikoz ve oksijene ihtiyaç duyarlar.Aşırı olmamak kaydıyla özellikle doğal şeker içeren gıdalar alıp bol su içmeleri ve nefes egzersizi yapmaları bu öğrenciler için odaklanma adına faydalı olacaktır.
  • Tüm bunların yanında Dikkatinin dağılıp odaklanamadığını düşünen öğrenciler bu anlarda kaslarını hareket geçirip kan dolaşımını biraz hızlandırmalılar.Kısa kas egzersizleri faydalı olacaktır.
  • -----------------------
  • Benim Ekstra tavsiyelerim ise;
     
    * Çocuk Neyi Neden Yapar kitabında Pedagog Adem Güneş' in konu ile ilgili tavsiye ettiği uygulamaların yapılmasıdır.
    Ayrıca DİKKAT GELİŞTİRME SETLERİ alınabilir. Öğrencinin yaşına uygun seçenekleri olan bu set her hafta düzenli takip edilirse görsel dikkat ve tümevarım yeteneğini geliştirme adına faydalı olacaktır .Zorlayıcı olmamak kaydıyla yapılmalıdır. Bu setler Yuka Kids Zeka Geliştirme Setleri, Dikkat Geliştirme Setleri, Dikkat Akademisi Setleri ve  ADEDA Dikkat Güçlendirme setleri olabilir.
  • Bütün bu çalışmalar bir süreçtir.Etkili olması için istikrarlı bir şekilde yapılması gereklidir."
  • Bir de Miniyupun ve Zekarenin serisini aldım. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
  •  

    5- Manyetik Lego

    6 Mayıs 2014 Salı

    Sakin Bir Anne Olmanın Sırrı: Yavaşlamak

    Anneler olarak hayat boyu hep bitmek tükenmek bilmeyen bir telaş içindeyizdir. Hep bir acelemiz vardır, hep yetiştirmemiş gereken işler vardır.. Sabah uyanınca hemen kahvaltı hazırlanmalıdır, çocuklar güzel bir kahvaltı yapmalıdırlar. Yemezlerse sabahtan bir patırtı kütürtü başlar evde.. Ardından kahvaltı toplanmalı, bulaşıklar yıkanmalı.. Zaten yapılacak bir sürü ev işi var. Hele bir de çalışıyorsak benim gibi işe yetişme telaşı, çocukları giydirme, okula bırakma telaşı... Akşam yemeği, işler,işler, işler.. Hele bir de misafirliğe gidilecek yada misafir gelecekse ikiye katlar bu telaş..

    Hep bir yerlere yetişmek zorundayız.. Hep zamanı yakalamak zorundayız.. Bu telaşın arasında ayağımıza dolanan çocuklarımızın ise vay haline.. En ufak gürültü yapsalar tahammül edilmez, en ufak yaramazlıkları affedilmez..

    İşte bu gürültü, patırtıya bir dur deme zamanı...

    Gerçekten de sakin bir anne olmanın, hatta genellersek sakin bir insan olmanın yolu YAVAŞLAMAKTAN geçiyor... Pedagog Adem Güneş' i takip eden anneler bilirler, Anadolu Pedagojisinde sık sık bahsedilir yavaşlamaktan, teenni ile hareket etmekten..

    Yavaşlamak gerçekten insanı sakinleştiren bir metoddur.. 

    Şimdi şöyle bir yaslanın arkanıza.. Hiç bir şey yapmadan sadece izleyin.. Çevrenizi izleyin, her nerede iseniz sakince, tepkisizce çevrenizdeki insanları izleyin.. Yalnızsanız kendinizi dinleyin, odadaki saatin sesini dinleyin ve hayatınızda yeni başlangıç yapın... Artık yavaşlayın.. Ülkemizdeki bu acayip kargaşaya, anlamsız telaşa inat yavaşlayın.. Adımlarınızı yavaş yavaş atın, sakin sakin yapın işlerinizi.. Arkanızdan koşturan yok.. Yarım saat sonra olsa nolur ki! Hiç olmasa ne olur...

    İşte biz yavaşlayınca, zaman yavaşlıyor, çocuklar yavaşlıyor.. Çocuklara tepkiler yavaşlıyor..

    Anne ve çocuk üzerinde yavaşlamanın etkisi ise yarın inşallah... iyi geceler sevgili dostlar...

     
    Çocuklar için eğitim setleri

    ÇİFTLİKTE /TÜBİTAK

    tübitak, çiftlikte, tübitak çiftlikte, çiftlik, erken çocuk kitaplığı, anna milbourne

    Yeni yazıma geçmeden önce....

    Yazmayı ne kadarda özlemişim... Ne kadar özlemişim bu satırlara dokunmayı...Nerdeyse 1 yıl olmuş bloguma nokta koymayalı... Yaşadığım, keşfettiğim, hissettiğim hiçbir şeyi paylaşmayalı... Ve ben ne kadar da özlemişim sürekli görüştüğüm arkadaşlarımla konuşmayı, blogda, face de buluşmayı..  Bazı dostluklar vardır ki saman alevi gibi sönerler.. Ama bazıları vardır ki mesafeler çok uzun olsa bile hiç bitmezler.. Hiç görüşemesen bile içinde hep bir muhabbetin vardır.. Çünkü paylaştığın şeylerin hayata dair bir katma değeri vardır.. Benim içinde öyle dostluklar oluştu işte bu sanal alemde... Ümmügülsüm, Tuba, Vera ve diğerleri.. Allah rızası için birşeyler paylaştığım, Çocuklara dair değerli bilgiler paylaştığım... Kısaca hasret giderdikten sonra geçelim yazımıza..




    Bir çiftlikte yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hiç merak etmiş miydiniz?


    Tübitak Yayınlarının ÇİFTLİKTE isimli kitabından bahsediyorum... 

    tübitak, çiftlikte, tübitak çiftlikte, çiftlik, erken çocuk kitaplığı, anna milbourneGeçen bir hafta boyunca defalarca hiç sıkılmadan okuduğumuz ve çok beğendiğimiz Tübitak' ın Erken Çocuk Kitaplığındaki eserlerinden biri "Çiftlikte"..

    Kitap yabancı bir yazar olan Anna Milbourne ait. Türkçeye çevirilmiş...  Kitaplardaki resimler çok hoş ve kitap sizi içine alıveriyor...

    4 yaşındaki oğlumla 1 hafta boyunca sabah kalktığımızdaki ilk işimiz hemen bir posta bu kitabı okuyuvermek oldu...



    "Bir çiftlikte yaşamanın nasıl bir şey olduğunu hiç merak etmiş miydiniz?" diye başlıyor kitap.. Sonra bir çiftlikte doğan güneşle beraber horoz ötüşüyle başlayan günde, ineklerin otlaktan gelişi, sağılışı, tavukların yumurtaları, sebzelerin toplanması, kuzuların doyurulması gibi çiftlik hayatında yaşananları kısaca özetliyor. Kitaplardaki resimler bir harika.. Almanya' daki kitaplara baktığımda Türkiye' de neden bu kadar kaliteli resimlerle basılmış kitaplar yok diye üzülürdüm. En azından Tübitak' ın erken çocuk kitaplığıyla teselli buldum diyebilirim. Kitaptaki yazıları okumaktan çok resimleri anlatıyorsunuz.. Ve resimler gerçekten etkileyici..

    tübitak, çiftlikte, tübitak çiftlikte, çiftlik, erken çocuk kitaplığı, anna milbourne
    Her anneye mutlaka almasını tavsiye ediyorum. Alamıyorsak bile her ilde bulunan İl Halk Kütüphanelerinden temin edebiliriz. Biz geçen haftalarda kütüphaneye de kayıt olduk ve kitap okuma alışkanlığı için birkaç haftada bir kütüphaneye gidip ödünç kitaplar alıyoruz..





    Çiftlikte
    Anna Milbourne- TÜBİTAK
    Boyutları: 25 x 25 cm

    Sayfa Sayısı: 24





    TÜBİTAK' ın DİĞER KİTAPLARI: Gölde

    Yeraltında

    Ay' da

    DİKKAT VE ZEKA GELİŞTİRİCİ KİTAP VE SETLER

    1- ZEKARE

    2-MİNİYUP

    3- ADEDA 


    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...